|
Global Moderator
Üye Grubu : Onbaşı
Yaş : 15
Nerden : Kkale ANADOLU LİSESİ :)
Kayıt Tarihi : 01 Ağustos 2008, 12:24:13
Üye No : 12743
Mesaj Sayısı : 233
Rep Gücü : Rep Puanı: 2
Offline
|
İsfendiyar AÇIKSÖZ KİTABIN ÖZETİ : En önemli cesaretimiz ölüme karşı kullandığımızdır. Bir de sabah yataktan kalkabilmek için yararlandığımız var. Ötekiler ya bunların türevleridir ya da bunlardan esinlenerek oluşurlar. Ölürken geçen her saniye, daha cesur olduğumuzu kanıtlamaz, yaşarken cesur olmaksa, insanın kendi varlığını son ana kadar hissettirmesi demektir. Cesaret en son saniye dahil insanın daha iyi yaşamasını sağlar. Varlığını kanıtlayan her harekete güç kazandırır. Bilinçaltımıza yerleşmiştir. Verilen her kararda etkili olur. Öyle anlar olur ki, cesur davranmamak pek çok şeyi değiştirir. III. Cumhuriyet bakanlarından Raoul Dautry’nin 1938 yılında Almanya’da bulunduğu sırada başından şöyle bir olay geçmiştir. Barajın açılış töreni yapılırken, elli metre yüksekliğindeki bir duvarın üstünde, Hitler’in tam arkasında bulunuyormuş, içinden "acaba, onu aşağıya iteyim mi?" diye geçirmiş. Ne var ki, cesareti olmadığından bunu yapamamış. Cesaretten söz edebilmek için ortada seçim yapılmasını gerektiren bir durum bulunmalıdır. Yapılacak hareket bir seçim sonucu oluşur. Genel anlamda cesaret, ahlak kökenli bir erdemdir. Çoğu kez kahramanlıkla birleşir. Eski Yunan’da cesaretten söz edilirken Achille simge olarak gösterilir. Onu ne zafer kazanmak, ne de başkalarına üstünlük sağlamak için kullanıyorum, o benim, yalnız kendimin tanığı bulunduğum hayatımı daha iyi yaşamama yardımcı oluyor. Bu yardım, moral kazandırıcı bir cesaret değil, varlığıma psikolojik bir destek olabilecek biçimde gerçekleşiyor.
|